Kızılcahamam Gezilecek Yerler
Kızılcahamam şifalı kaplıcalarının yanı sıra doğa harikası Soğuksu Millî Parkı, tarihî kaleleri, türbeleri ve parklarıyla da dopdolu bir ilçedir.
Soğuksu Millî Parkı
Kızılcahamam’da gezilecek yerler denilince akla ilk gelen destinasyonlardan biri, Soğuksu Millî Parkı. Bu doğal cennet, Kızılcahamam merkezine sadece 2 kilometre uzaklıkta. Ormanın içine gizlenmiş gibi duran park, âdeta Ankara’nın akciğeri.
Çam, köknar ve meşe ağaçlarıyla çevrili olan Soğuksu Millî Parkı, dünya çapında koruma altına alınan Kara Akbaba başta olmak üzere 160’tan fazla kuş türüne de ev sahipliği yapıyor.
Peki, adını neden “Soğuksu” koymuşlar dersen cevabı basit ama etkileyici: Parkın ismi, içinde bulunan şifalı ve doğal mineralli kaynak sularından geliyor. Bu sular sayesinde park, sağlık turizmi açısından da oldukça değerli.
- Geniş piknik alanları,
- Ağaçların arasından geçen yürüyüş alanları ve bisiklet parkurları,
- Manzara keyfini yaşayabileceğin seyir terasları,
- Konaklama tesisleri (otel ve pansiyon seçenekleri),
Doğayla iç içe kamp alanları.
Soğuksu Millî Parkı’nda yapılabilecek aktiviteler:
- Doğa yürüyüşleri
- Geniş piknik alanları
- Bisiklet yolları
- Kuş gözlemciliği
- Manzara fotoğrafçılığı
- ATV turları
Kızılcahamam Kaplıcaları
Şifalı sulara sahip Kızılcahamam Kaplıcaları, bugün hâlâ Türkiye’nin en önemli sağlık turizmi merkezlerinden birisidir. Yerin derinliklerinden 47°C sıcaklıkla çıkan Kızılcahamam’ın termal suları, bol mineralli yapısıyla birçok sağlık problemine destek olabiliyor. Bu mucizevi sular:
- Romatizmal rahatsızlıklar,
- Cilt rahatsızlıkları,
- Böbrek rahatsızlıkları,
- Nörolojik rahatsızlıklar,
- Dolaşım ve sindirim sistemi problemleri gibi birçok sağlık sorunu için destekleyici olarak tercih edilebiliyor.
Üstelik bu kaplıcaların önemli bir geçmişi de var! Osmanlı Dönemi’nden beri popüler olan kaplıca, Mustafa Kemal Atatürk’ün de zamanında ziyaret ettiği yerlerden biri.
Abacı Peri Bacaları
Kızılcahamam’a yaklaşık 21 kilometre uzaklıktaki Başören Mahallesi sınırlarında yer alan bu saklı güzellik. “Gelin Kayaları” olarak da bilinen bu eşsiz jeolojik oluşum, âdeta Ankara’nın Kapadokya’sı. Yüzlerce hatta binlerce yıl önce bölgede meydana gelen volkanik patlamalar sonucu ortaya çıkan tüf kayaçlar, zaman içerisinde yağmur ve rüzgârla şekillenmiş. Bu doğal aşındırma süreci sonucundaysa bugün hayranlıkla izlenen peri bacaları ortaya çıkmış.
Yaklaşık 5000 metrekarelik bir alana yayılan peribacaları, aynı zamanda Türkiye’nin en iyi korunmuş peribacalarındandır. Özellikle doğa fotoğrafçıları, jeoloji meraklıları ve gezginler için âdeta bir açık hava müzesi.
Aluçdağı Tabiat Parkı
Kızılcahamam’a yaklaşık 30-35 kilometre uzaklıktaki Aluçdağı Tabiat Parkı, Soğuksu Millî Parkı gibi adeta bir oksijen deposu. Bölge, İç Batı Karadeniz’in karaçam ve sarıçam ağaçlarından oluşan orman kuşağında yer alıyor. Aluçdağı Tabiat Parkı spor sahalarından at çiftliklerine, paintball alanlarından kamp yerlerine, fotoğraf safarilerinden okçuluğa kadar pek çok aktivite imkânı mevcut.
Alicin Manastırı
Alicin Manastırı! İlk bakışta Trabzon’daki Sümela Manastırı’nı anımsatan yapısı nedeniyle “Mini Sümela” olarak anılan bu yapıtın inşa tarihinin Sümela Manastırı’ndan bile eski olabileceği düşünülüyor. Ayrıca yapının içinde dinî ya da sosyal hiçbir iz ve işaret bulunmuyor. Halk arasında buraya “Alicin” denmesinin sebebi, 19. yüzyılda bölgede yaşadığı rivayet edilen ve eşkıya olarak bilinen Cin Ali. Ancak bu yapının Roma Dönemi’ne ait bir sığınak veya güvenlik noktası olarak inşa edildiği düşünülüyor.
Mahkemeağcin Köyü
Kızılcahamam’a araçla sadece 20 dakikalık mesafede, binlerce yıllık mağaralarıyla ünlü bir köy: Mahkemeağacin. Bu mağaraların muhtemelen Roma baskısından kaçan ilk Hristiyanlar tarafından oyularak mabet, yaşam alanı ve gizli ibadet yerleri olarak kullanıldığı düşünülüyor. Mağara içlerinde hâlâ görülebilen taş oymaları ve dinî motifler, bu teoriyi güçlendiriyor. Ayrıca burası bir zamanlar bölgenin merkezi konumundaymış. Bu da köydeki mağaraların ve yerleşimlerin ne kadar önemli olduğunun bir diğer kanıtı.
Ağsar Kalesi
Ağsar Kalesi; Kızılcahamam’a yaklaşık 1,5 saat mesafede, yüksek bir tepenin zirvesinde bir yapı. Yerel halkın “Gavur Kalesi” olarak adlandırdığı ve tarihi oldukça eski olan kalenin Hititler Dönemi’nde inşa edildiği, Osmanlı Dönemi’ndeyse bir gözlem noktası veya karakol olarak kullanıldığı düşünülüyor. Kesme ve yığma taşlarla inşa edilen kale, dönemin ustalığını ve savunma anlayışını yansıtan detaylarla dolu.
Pazar Köyü
Pazar Köyü, tarihî ve doğal güzellikleri bir arada sunan ve hâlâ yaşam olan bir köy. Kızılcahamam’a 20-25 kilometre uzaklıkta. Bu köy; Roma Dönemi’nden kalma yapılara, tarihî evlere, dar sokaklara sahip. Köydeki önemli yapılar âdeta tarih kokuyor. Örneğin 1800’lerde inşa edilen Halil Ağa Camii, eski çeşmeler ve tarihî evler köyün anılarını hâlâ yaşatıyor.
Başköy Kalesi
Kızılcahamam’a yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta, yemyeşil ormanların arasında yükselen Başköy Kalesi. Roma Dönemi’nde volkanik kayalara oyularak inşa edildiği, Osmanlı’nın son dönemlerine kadar üs olarak kullanıldığı düşünülen beş katlı bir yapıdır.
Kırmızı Ebe Türbesi
Kulaktan kulağa aktarılan rivayetlerle adını duyuran Kırmızı Ebe Türbesi, Kızılcahamam’a 17 kilometre uzaklıktaki Taşlıca Köyü’nde bulunuyor. Horasan Erenlerinden olan Kırmızı Ebe ve oğlu Oruç’un Türk ordularından önce Diyar-ı Rum olarak anılan Taşlıca’ya yerleştiği biliniyor. Meşhur rivayete göre sırtında yetim yavrusu ve elinde bir bakraç ayranla orduyu karşılayan Kırmızı Ebe, bu ayranı tüm askerlerle paylaşır ama bakraç hiç bitmez. Bu olay, halk arasında “keramet” olarak anılıyor.
Anadolu’nun Türkleşme sürecinde önemli bir durak olan türbe, mistik atmosferi ve köklü geçmişiyle dikkat çekici bir yapı. Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat dönemine uzandığı düşünülen türbe, asırlardır ziyaretçilerin ilgisini çeken bir manevi merkez niteliğinde.
Oruç Gazi Sultan Türbesi
Oruç Gazi, Anadolu Selçukluları Dönemi’nde yaşamış, “fütüvvet ehli” bir alp-erendir. Yani hem kılıç ehliydi hem gönü. Annesi Kırmızı Ebeyle birlikte bu bölgenin İslamlaşmasında önemli bir rol oynamıştır. Bugün Oruç Gazi’nin türbesi yeniden restore edilerek ziyaretçilere açılmış durumdadır.
Kızılcahamam-Çamlıdere Jeoparkı
Şehir merkezinden kolayca ulaşabilen bu alan, 2010 yılında açılmış ve Türkiye’nin ilk jeoparkı olma ünvanını taşıyor. 2000 kilometrelik bir doğa harikası. Jeopark içinde şimdilik 23 farklı jeosit durağı tespit edilmiş ve turizme açılmış durumda. Kızılcahamam-Çamlıdere Jeoparkı’nda, fay kırıkları, tüf kayalar, peribacaları, bazalt sütunları, taşlaşmış ağaçlar ve milyonlarca yıllık fosiller bulunmaktadır. Jeopark’ın içinde bir de Jeopark Müzesi vardır.
Eğitimci Nuray Yeşil Müzesi
Kızılcahamam’ın kalbinde, Büyük Kaplıca’nın karşısında yer alan Şehit Fatih Duru Parkı’nın hemen yanındadır. Şehitler Ağacı’nın yanında konumlanan bu iki katlı müze, ilçenin 100. yılına özel olarak Kızılcahamam Belediyesi ve Ankara Kalkınma Ajansı iş birliğiyle hayata geçirilmiş. Burası tam anlamıyla bir etnografya müzesi. Kızılcahamam’ın kültürel geçmişine ışık tutan onlarca eserle dolu. Geleneksel yaşamı yansıtan bal mumu heykeller, el sanatları, yöresel mutfak canlandırmaları, unutulmaya yüz tutmuş meslekler, el yazması Kur’an-ı Kerimler, nüfus ve evlilik cüzdanları, Osmanlıca belgeler, etnografik eserler bulunmaktadır.
Kızılcahamam Jeopark Müzesi
Türkiye’nin ilk jeopark müzesi olan Kızılcahamam Jeopark Müzesi! Kızılcahamam Çamlıdere Jeoparkı’nın içinde yer almaktadır. Müzede taşlaşmış ağaçlar, böcek ve bitki fosilleri, jeolojik oluşumlarla ilgili filmler ve dijital sergiler vardır. Ayrıca interaktif ekranlar, mikroskoplar ve kum havuzu gibi bölümler de bulunmaktadır.
Karagöl Tabiat Parkı
Kızılcahamam’a komşu, Çubuk sınırlarında, ilçe merkezine sadece 35 kilometre uzaklıkta bir mekandır. Burası bir krater gölü ve 2011’den bu yana resmî olarak tabiat parkı statüsündedir. Karagöl Tabiat Parkı, Kızılcahamam piknik yerleri arasında âdeta huzur dolu bir köşedir.
Göl çevresinde yürüyüş yaparken karşına çıkacak mesire alanları, seyir noktaları, kır bahçeleri ve restoranlar bulunmaktadır.
Şahinler Tabiat Parkı
Kızılcahamam’a yaklaşık 35 dakikalık mesafedeki Şahinler Tabiat Parkı, 40 hektardan fazla alana yayılan bu doğal cennettir; karaçam, sarıçam, kayın ve meşe ağaçlarıyla çevrilidir.
Kurtboğazı Barajı Mesire Alanı
1963-1967 yılları arasında inşa edilen bu baraj gölü, manzarasının yanı sıra barındırdığı zengin balık çeşitliliğiyle de öne çıkıyor. Gölet çevresi meşe ve çam ormanlarıyla sarılı, doğa yürüyüşü yapmak için rotalar sunuyor. Mesire alanında çocuk parkları, seyir noktaları, kır bahçeleri ve yürüyüş yolları mevcut.
Beşkonak Bazalt Sütunları
Kızılcahamam’a sadece 16 kilometre uzaklıktaki bu mekanda sabun kayalar yani bazalt sütunlar bulunuyor. Burası dünyada az görülen jeolojik bir oluşum. Yaklaşık 2,5 milyon yıl önce volkanik lavların yeryüzüne çıkıp soğumasıyla oluşan bu altıgen prizma şeklindeki kayalar, demir ve magnezyum bakımından oldukça zengin. Lavların soğurken kristalleşmesiyle ortaya çıkan bu dev kaya sabunları da adını şekillerinden almış.
Kızılcahamam Soğuksu Millî Parkı Müzesi
Kızılcahamam’daki Soğuksu Millî Parkı sınırları içinde yer alan müzenin asıl amacı parkın vahşi yaşamını ve bitki çeşitliliğini tanıtmak. Akbaba, sansar, geyik ve doğal yollarla ölmüş daha birçok hayvanın doldurulmuş örnekleri, bitki numuneleriyle birlikte sergileniyor. Müze, millî parkın 4 önemli sembolü vurgulanacak şekilde dizayn edilmiş. Bu semboller; fosil ağaç, karaakbaba, Atatürk Çamı ve yöresel endemik bitkimiz olan dağ lalesi.
Acısu Deresi Maden Suyu Travertenleri
Acısu Deresi Maden Suyu Travertenleri, Kızılcahamam merkezine 4 kilometre uzaklıkta. Bu dere, sıradan bir su yolu değil. İçinden pek çok noktadan 31-34°C sıcaklıkta doğal maden suyu fışkırıyor. Sağlık açısından faydalı minerallerle dolu bu su bugün içilebilirken geçmişte deri hastalıklarının tedavisinde bile kullanılmış. Daha da etkileyici olanı kalsiyum karbonatın çökelmesiyle oluşan travertenler. Bembeyaz oluşumlar dere boyunca âdeta görsel bir şölen sunuyor.
Mahkemeağcin Yeraltı Şehri
Mahkemeağcin Köyü’nde yer alan bu antik yerleşim, ilk Hristiyanlar tarafından tüf kayalara oyularak inşa edilmiş. Yaklaşık 10 dönümlük geniş bir alana yayılan bu etkileyici yer altı kompleksi, Kapadokya’yı andırıyor.
Kızılcahamam Seyir Terası
Soğuksu Millî Parkı’nın kuzeyinde, ormanın kucağında göz alabildiğine uzanan panoramik bir manzara ya sahip. Kara Akbabaları gibi nadir kuşları ve yaban hayatını izlemek için de ideal bir gözlem noktası.
Kızılcahamam Kent Ormanı
Kızılcahamam merkeze sadece 15 dakikalık mesafede, doğayla iç içe bir rekreasyon alanı. Tam ortasındaki gölet, çevresindeki yürüyüş yolları, mesire alanları, seyir terasları ve kuş gözlem noktaları vardır.
Kara Akbaba Gözlem Evi
Soğuksu Millî Parkı’nda yer alan Kara Akbaba Gözlem Evi, panoramik orman manzaralarıyla mükemmel bir seyir noktası. Kara Akbabaları ve diğer kuş türlerini gözlemlemek için kurulmuş.
Eğrekkaya Barajı
Eğrekkaya Barajı, Ankara’nın su ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiş bir baraj gölü. Ama bunun dışında etrafındaki bakir doğa güzellikleriyle popüler bir gezi ve piknik alanı hâline gelmiş durumda.
Fosil Ormanı Jeosit
Kızılcahamam’a yaklaşık 39 kilometre uzaklıkta bulunan Fosil Ormanı Jeosit, 1. derece sit alanı olan özel bir bölge. Burada yaklaşık 3 hektarlık alana yayılmış, dünyada az görülen taşlaşmış meşe ve ardıç ağaçları bulunuyor.
Kuzcapınar Fosil Ağaç Jeositi
Soğuksu Millî Parkı sınırlarında yer alan Kuzcapınar Fosil Ağaç Jeositi. Bu alanda yaklaşık 1000 metrekarelik bir bölgede fosilleşmiş çam ve meşe ağaçları gövdeleri mevcut. Ağaçların boyutlarıysa oldukça etkileyici. Yaklaşık 3,5 metre boyunda ve 2,8 metre çapındaki fosil ağaçlar, milyonlarca yıl öncesinin doğasını gözler önüne seriyor.
Şehit Ağacı
Büyük Kaplıca karşısında bulunan Şehit Fatih Duru Parkı içerisinde bulunmaktadır. 29 Ekim 2009 tarihinde Kızılcahamam belediyesi ve ilçemizde yıllarca Kadın doğum doktoru olarak görev yapan, Dr. Derviş Özer'in katkıları ve düşüncesi ile bir sedir ağacı üzerine ülkemizde 1980'den bu yana kendilerini vatana kurban eden kahraman askerlerimizi temsilen künyeleri asılmıştır. Kahraman askerlerimizin Türkiye genelinde künye bilgileri alınmış ve bu ağaca asılmıştır. Ruhları şad olsun diyor onları şükran ve hasretle anıyoruz.
Şeyh Yunus Bin Ahmet Kuzvirani Türbesi
Şeyh Ali Semerkandi Hazretleri'nin öğrencisi olan Şeyh yunus Bin Ahmet Kuzvirani, 780-860 yılları arası yaşamıştır. Uzun süre Şeyh Ali Semerkandi Hazretleri'nin hizmetinde bulunmuş, en gözde talebesi ve müridi olmuştur. Türbe Kızılcahamam - İstanbul Yolu üzerinde Kızılcaören Mahallesi'nde bulunmaktadır.Hocalı Anıt Müzesi
İsmetpaşa Mahallesinde bulunan Hocalı Anıt Park Müzesi, belediye ile Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçilği işbirliği ile yapılarak ilçemize kazandırılmıştır. Toplamda 850 m2 belediyemize ait arsa üzerine yapılan projenin bütün finansmanlığı Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği tarafından karşılanmış olup 2014 yılı başında hizmete açılmıştır.
Gelin Kayası
Kızılcahamam'a 5 km uzaklıkta bulunan Taşlıca Köyü'nün güneyinde bir tepededir. Uzaktan bakınca gerçekten at üzerindeki bir gelin görünümündedir. 1991'de, köy halkının müracaatı üzerine, köyün tarihî önemini göz önünde bulunduran Kültür Bakanlığı, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 12.11.1991 tarih ve 2056 sayılı kararı ile Taşlıca köyünü koruma altına almıştır.
Kaynak:
https://kizilcahamam.bel.tr/Gezi-Rotalari
https://www.etstur.com/letsgo/kizilcahamamda-gezilecek-yerler/

