Ankara ilinin bir ilçesidir. Ankara'nın kuzeybatısında yer almakta, doğu ve güneyden Kızılcahamam, kuzeyden Gerede,batıdan Güdül ve Beypazarı ilçeleri ile çevrilidir.
Ankara şehir merkezine uzaklığı 99 km'dir. İlçenin yüzölçümü 782 km²dir. Çamlıdere ilçesinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.237 metredir.
İlçe 1953 yılına kadar Kızılcahamam ilçesine bağlı bucak olarak kalmış, 02.12.1953 tarihinde 6191 sayılı kanunla ilçe statüsünü kazanmıştır.
Çamlıdere İlçesinin tarihçesi hakkında kesin bir bilgiye dayanan herhangi bir kaynak mevcut değil ise de, ilçede Selçuklu dönemine ait Peçenek Beldesinde bir Camii bulunmakta, Peçenek, Ozmuş, Yahşihan, Dağkuzören gibi bazı köy isimleri de Selçuklu beylerinin isimlerini taşımakta ve yer yer Selçuklu Dönemine ait kalıntılara rastlanılmaktadır. Bunun yanı sıra Bizans Dönemine ait mezar ve yerleşim yerleri gibi kalıntılara da rastlanmaktadır.
Tarihi
Çamlıdere, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve Ankara’ya bağlı tarihi bir ilçedir. İlçenin tarihi çok eski dönemlere kadar uzanmaktadır. Bölgede yapılan araştırmalar, yerleşim izlerinin Hititler dönemine kadar gittiğini göstermektedir. Daha sonra Frigler, Romalılar ve Bizanslılar bölgede hâkimiyet kurmuştur. Özellikle Roma ve Bizans dönemlerinde Çamlıdere ve çevresi, önemli bir geçiş güzergâhı üzerinde bulunduğu için stratejik bir konuma sahip olmuştur.
1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun büyük bir kısmı gibi Çamlıdere de Türklerin egemenliğine girmiştir. Bölge önce Anadolu Selçuklu Devleti’nin, daha sonra Osmanlı Devleti’nin yönetimi altında kalmıştır. Osmanlı döneminde ilçe halkı genellikle tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamıştır. Küçük ve sakin bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür.
Cumhuriyet döneminde Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte Çamlıdere de Ankara’ya bağlı bir ilçe olarak gelişimini devam ettirmiştir. Doğal güzellikleri, yaylaları ve ormanlık alanları ile bilinen ilçe günümüzde hem tarihi hem de doğal yapısıyla dikkat çekmektedir. Özellikle Aluçdağı çevresi doğa turizmi açısından önemli bir yere sahiptir.
Doğa Turizmi
Çamlıdere; kampçılık, doğa yürüyüşleri, dağ bisikleti, ATV parkurları ve fotoğrafçılık gibi aktiviteler için ideal bir destinasyondur. Aluçdağı Milli Parkı içerisindeki mesire alanları ve macera parkı, hafta sonu kaçamaklarının gözde adreslerindendir.
Bölgede yaban domuzu, ayı, tilki, çakal, geyik, karaca gibi birçok yabani hayvan türü ile yaklaşık 300 kuş türü tespit edilmiştir. Bozkır kartalı, kızıl şahin, küçük kartal ve baykuş gibi yırtıcı kuş türleri de bölgede gözlemlenmektedir.
Çamlıdere Barajı’nda tatlı su kefali (Gasma), karabalık ve aynalı sazan gibi balık türleri avlanabilmektedir.
Kültür Turizmi
Çevresinde zengin tarihi eserler ve kalıntılar bulunan ilçemizde kültürel anlamda tanıtım yeni başlamış ve bu değerler gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Bu tarihî zenginlik yanında, dilden giyim-kuşama, el sanatları, mahallî müzik ve oyunlara kadar mevcut potansiyel de yöresel halk tarafından korunmaya çalışılmaktadır. Çevresinde bulunan tarihi ve antik kalıntılar anıtlar kurulunca tespiti yapılmış, Anadolu Medeniyetler Müzesi’nce kayda alınarak Çamlıdere Belediyesi tarafından kurulacak olan Arkeo (Medeniyetler) Müzesinde sergilenecektir.
İlçede büyük evliyalardan Hz. Ömer’in torunlarından Şeyh Ali Semerkandi Hz.’nin kabri bulunmaktadır. İnanç turizminde önemli bölgelerden olan Çamlıdere, Şeyh Ali Semerkandi Hz.’ne ait külliyesi ve müzesi ile inanç turizminde önemli yol kat etmiştir. Türkiye’nin dört bir yanından mübarek zâtı ziyarete gelenler ilçenin diğer güzelliklerine de hayran kalmaktadırlar.
Çamlıdere bir “Müzeler Şehri” olmuştur; ilçede açılan Türkiye’nin ilk Doğa ve Hayvan Müzesi, Çamlıdere Kültür Evi, Tarım Müzesi, Şeyh Ali Semerkandi Müzesi, Semerkandi Evi ve Kutsal Emanetler Müzesi ile kültür turizminde son zamanların gözdesi olmuştur.
Çamlıdere Belediyesinin çalışmalarıyla ilçede projesi devam eden Oyuncak Müzesi, Terazi ve Tartı Müzesi, Arkeo (Medeniyetler) Müzesi ve Soba Müzesi de yakın zamanda hizmete açılacak müzeler arasındadır.
Çevresinde zengin tarihi eserler ve kalıntılar bulunan ilçemizde kültürel tanıtıma son yıllarda daha fazla yer verilir olmuştur. Tarihî zenginlik yanında, dilden giyim-kuşama, el sanatları, mahallî müzik ve oyunlara kadar mevcut potansiyel de geliştirilme çabası içindedir.
Bütün bunların yanında ilçede yapılan sıcak su sondaj çalışmaları neticesinde 3 (üç) farklı noktadan termal sıcak su çıkartılmıştır. Artezyan kuyusundan ilçe merkezine özel yalıtımlı aktarım boruları ile taşınan termal su, ilçe de temeli atılan ve yapımına başlanılan Termal Otel inşaat alanına kadar da taşınmıştır. Çamlıdere termal turizmde de kendisini göstermek için gayret göstermeye başlamış ve bu yönde yatırımların adımlarını atmıştır.
Fosil Ormanı ve Değerli Taşlar
Çamlıdere’de 17 ila 55 milyon yıl öncesine ait, dünyanın sayılı fosil ormanlarından biri bulunmaktadır. Yahşiyan ve Pelitçik jeosit alanlarında yer alan bu bölge sit alanı olarak koruma altındadır ve jeopark turizmi açısından önemli bir potansiyele sahiptir.
Kaynaklar:

